• Müşteri Hizmetleri
  • (0543) 933-4017

Blog Haberleri

Blog Detay

Web Siteniz Google Haritalardan Silinecek


Web Siteniz Google Haritalardan Silinecek


Merhaba, 

Bugünkü konumuz. Google Haritalardan Web Sitemizin ve kaydımızın silinmesi.

Sürekli olarak Google dan sizi arıyoruz diyerek web sitenizin haritalardan kaldırılacağını ve web sitenizin silineceğini söyleyerek para istiyorlar. 

Acaba arayan bu kişiler doğru mu söylüyor. Ya da bizden alakasız bilgiler karşılığında para almayamı çalışıyor bunu nasıl anlayacağız. 

Bunu Anlamanın Bir Kaç Pratik Yolu:

1- Eğer sizi İzmir'den arıyoruz diyorlarsa kesin yüzde bir milyon dolandırılıyorsunuz demektir. Kolunuzu kurtarmaya çalışın.

2- Google'ın hiç bir personeli verdiği hizmet için durupta bir firmayı aramaz. Google ın işi yok Gebze Web Tasarım Ajansı nı arayacak. Sakın yanlış anlamyın size bir şey demiyorum. Ben kendime kızıyorum. 

3- Eğer google verdiği bir hizmetten dolayı bir işlem yapacak ise: mutlaka bunu mail yoluyla yapacaktır. Sistemde kayıtlı olan google hesabınız ile.

4- Sizi aryan personelin aradığı konu googlen BENİM İŞLETMEM adı altında ücretsiz verdiği bir hizmettir. 

5- SONUÇ size mail atmalarını isteyin. BURADA ŞUAN DİKKAT EDİN gönderdikleri mail de bir adresleri OLMAYACAK. Çünkü yaptıkları yasal değil.

YENİ0850 ......  Özel numaradan arıyorlar. Bunu parayla satın alabiliyorsunuz. GELEN NUMARAYI MEŞGULE ATIP HEMEN NUMARAYI ENGELLE DEMENİZ YETERLİDİR. Eşin komik tarafı:  Bu çok saygı duyduğunuz numarayı geri ararsanız dahili kullanılamıyor diyor. :) 

Bende sürekli bu şekilde beni arayan müşterilerimden dönüş alınca artık gına geldi. Bu bilgi karşılığında bari aşağıdaki bilgileride nacizane 2-3 dk ayırıp okuyalım. Burada ayırdığım zamana karşılık olsun.

Günümüzde para kazanmanın bir çok yolu var. Bunu helinden de kazanabiliriz ya da haram olarak ta kazanabiliriz. Ancak helal ile harımı birbirinden ayıt edemeyen, rızık kaygısının peşine düşmüş biz aciz insanlar başkalarını kandırarak yanlış ve yanıltıcı bilgi vererek para kazanıp çoluk cocuğumuzada bu paraları yediriyoruz. Meryem annemiz kadar tevekkül edemediğimizi üzülerek söylemeliyim. Meryem annemiz diyor ki. Eğer Allah dişi yarattıysa elbet çiğneyecek birşeyde verecektir diyor. İnsanlar diyorsa çok çalıştım çok iş yaptım. Çok çalıştımda oldu. Bunların hepsi benlikten yani nefsimizden geliyor. 

Biz uğraştık çabaladık Allah ise bu şekilde takdir etti. Allah C.C. herkesin konumuna yaşına makamına statüsüne göre bır rızık tahsis etmiştir. Ezelde nasıl tahsis edildi ise o şekildedir. Levhi mahfuzda yazılanın önüne hibir şey geçemez. Bunu hiç kimse değiştiremez. Allah C.C. bir ayet şöyle diyor. Biz onlara Bela olarak parayı verdik diyor. Eğer Allah C.C kendi ilmi ile bunu bize bildiriyor ise biz buradan ne çıkarmalıyız. Ya da yine başka bir ayette şöyle diyor. Sakın iman etmeyenlerin zenginlik ve rahatlıklarına imrenmeyin deniliyor. Eğer onlara imrenmeyeceğinizi bilseydik onların bütün evlerini eşyalarını altından gümüşten yapardık.  Allah C.C yine insanları 3 zümreye ayırıyor.

1. si zenginler. Yani ensesi kalın olanlar. (bunlar Allah'ı zikretmezler akıllarına gelirse ya hatırlarlar ya da hatırlamazlar deniliyor)

2. Zümre ise orta halekiler bunlarda elindekilere şükreder Allahı hatırlarlar. Alındığında ise şikayet eder.

3. Zümre ise fakir olanlar. Allah C.C bunlardan ÖVGÜYLE BAHSEDİYOR. Bunlar zengine imrenmezler. Olmadığı zaman şikayet etmezler ve samimi olarak Allah'ı hatırlarlar. 

Burada yanlış anlaşılma olmasın. Müslüman çalışmasın bir kenarda otursun eğitimden uzak dursun. Fakir olsun. HAYIR: Müslüman olarak önce çocuklarımızı dini ahlak üzerine yetiştirmeliyiz. Bir müslümanın bilmesi gereken dini konuları öğrenmelerini sağlamalıyız. Devamında matemaik alanında, astronomi alanında, mimari alanlarda, teknoloji alanlarında, tıp, uzay bilimleri alanında en iyi yerlere gelmeleri için mücadele etmeliyiz. Fakir konusu ise akraba ve kolu komşuyu kollamalıyız. Yani cimrilikten uzak durmalı fakire yardım etmeli, bol bol sadaka vermeliyiz. Konumuz neydi nereye geldik. Bende anlamadım. Ama konu konuyu açıyor. Kendi eksiklerimi anlatıyorum Kimse yanlış anlamasın. Gerçekten günümüzde bazı konuların yanlış anlaşıldığına inanıyorum. Bir çok konuyu tam anlamıyla idrak edemiyoruz. Devam edelim.

Aylık bir kaç maaş giren evler var, duymuşunuzdur. Ancak şöyle diyorlar. Ya eve kaç maaş giriyor yinede yetmiyor. Dua ediyoruz kabul olmuyor. Hz. İsa peygamberimize sordular. Sen ne okuyorsunda bu insanlar diriliyor. O: ben sizin bildiğiniz bir duayı okuyorum dediğinde herkes şaşırdı. O ise şöyle dedi. Dua aynı dua ama ağız aynı ağız değil. Burada bir sır var bunun ilki tevekkül. Yani samimiyet. Diğer ise helal lokma. Gerçek bir müslüman gibi şerai hükümlere uyarak yaşamaktır. 

Şeriata ait ameli prensip, hakkında ayet, hadis veya icma bulunan veya temelde bu delillere dayanan ve İslam'ın pratik yönünü oluşturan prensipler. Allah ve Rasulünün emir, yasak, muhayyer bırakma veya bir kimsenin fiiline ilişkin iki şeyi birbirine bağlama özelliklerini taşıyan prensiplere "şer'i hüküm" denir. 

Yani duanın kubul olması için bazı şartlar vardır. Bunlarda samimi olmak, haramdan uzak durma, ihlaslı olmaktır. Son olarak rızık konusunda ki şunları paylaşabilirim.

"Ey Ademoğlu!
Rızkın darlığından korkma, Benim hazinelerim dolu olduğu müddetçe.
ve şunu da bil ki benim hazinelerim asla bitmez!

"Ey Ademoğlu!
Ben seni ibadet için yarattım, öyle ise oynama.
Ve senin rızkına kefil oldum, bundan dolayı kendini yorma.

Uzuvların değil kalbini üzüntü ile yorma diyor.
Kolların bacakların çalışırken; Kalbin Allah'a tevekkül etmelidir.

Seni ibadet için yarattım, öyle ise oynama. Ve sein rızkına kefil oldum, 
Bundan dolayı kendini yorma.

İzeetime ve celalime yemin ederim ki:
Benim taksim ettiğim ile sen razı olursan,
Kalbini ve bedenini rahatlatırım. Ve benim indimde övünenlerden olursun.

Ama eğer sen benim taksim ettiğimle razı olmazsan, 
İzzetime ve calalime yemin ederim ki:
Dünyayı sana musallat ederim.

Vahşi hayvanların yabanda koştuğu gibi koşarsın.
Ve sonunda yine benim sana taksim ettiğim nasibini alırsın.

"Ey Ademoğlu!
Ben yerleri ve gökleri yarattım ve bunları yaratırken yorulmadım, 
zorlanmadım. Sana bir ekmek vermek; Bana zorluk verebilir mi?

"Ey Ademoğlu!
Benden yarının rızkını isteme, ben senden yarının amelini istemediğim gibi.

"Ey Ademoğlu!
Ben seni seviyorum. Öyle ise benim de hakkımdır ki; senin sevdiğin kişi olayım.

 

Geçmişte ve Günümüzde Avurpadaki Düşünüerlere yön veren Türk tarihine damga vurmuş Filozof, Matematikçi, Mimar, Tıp ve daha bir çok alanda eser yazmış dedelerimiz.

Avrupada Halâ Üniversitelerde Kitapları Okutulmaktadır. Batıya yön vermiş değerli bilim insanlarımız. Ancak ne yazık ki KENDİ HALKINI AŞAĞILAYAN AVRUPAYA HAYRANLIK DUYAN tek millet biziz. 

İmam-ı Gazâli, insanlık tarihinde nev'i şahsına münhasır büyük bir İslam mütefekkiridir. En mühim eseri de hiç şüphesiz ki İHYÂ-U ULÛMİ'D-DÎN'dir. 
Çünkü İslam tarihinde, ne şarkta ne de garpta bu mevzuda böyle bir eser yazılmamıştır.

- ( ÖNEMLİ:  Tevsir, Hadis, Fıkıh, Akaid, Tasavvuf, Siyer gibi bir çok alanda inanılmaz konulara değinmiştir.) Özellikle günümüzde ben akademisyenim diyen boynunda zırzavatla dolaşan bir çok kişinin okuması gereken eserler. Dini asIından uzaklaştırmaya çalışanlara en güzel cevap. Bunu özellikle şöyle yapıyorlar. ÖR: Kuran'ı kerimin türkçe okunması tartışması gibi. Maksat konuyu aslından uzaklaştırmak. Amacı Kur'an okumaya teşvik değil, kafa karıştırmak. Arapça okuyan anlamıyor, biz arapmıyız gibi zırvalamalar. Bunun sorumlusu biz değiliz. Dedelerimiz bunu en güzel şekilde Osmanlıcada yapmıştır. Arapçaya en yazkın dil. Japonlar bile yazdıklarından çizdiklerinden anlıyorsa bunun tartışması olmaz. 

Bununla birlikte Taberî, âyeti “Biz muhakkak ki Kur’an’ı koruyup içine onun aslında bulunmayan bir ifadenin, bir yanlışın karışmasını veya hükümlerinde, hadlerinde, farzlarında bir eksiklik meydana getirilmesini engelleyeceğiz”  (Hicr Suresi - 9 . Ayet Tefsiri)

Miraç olayını düşünelim orada geçen hadiseleri. Cennetteki ırmaklardan bahsedilirken besmelede başındada bahsi geçen harfleri düşünelim. Yaratıldığı günden beri sadece Kur'an okuyan melekleri düşünelim. Ya da bu akademisyenlere şunu soralım: Çocuğunun gece uyuken rahatsız olduğunu göredüğünde ona Allah'ın ayetlerini okuduğunda nasıl tesir ettiğini nasıl ifade edebilirsin. Tabi bu hadisenin gerçekleşmesi için aşamaları var. Denk geleni olur mu bilmiyorum. Nefsin hangi derecesinde (makamında) sormak gerek. Genelde rüyasında hangi hayvanlarla uğraşıyor bilmiyoruz. 

İbn-i Sina: Tıp adamı, astronom, yazar ve filozof 

Ahmet Ziyaeddin Akçasu Türk bilim insanı, fizikçi ve Michigan Üniversitesi Nükleer Mühendisliği Ordinaryüs Profesörü.

Fârâbî, tam künyesiyle Ebû Nasr Muhammed bin Muhammed bin Tarhan bin Uzluğ el-Fârâbî et-Türkî ya da Batı′da bilinen adıyla Alpharabius,
 8. ve 13. yüzyıllar arasındaki İslam'ın Altın Çağı'nda yaşamış ünlü filozof ve bilim adamı. Aynı zamanda gökbilimci, mantıkçı ve müzisyendir.

 Mimar Sinan 29 Mayıs 1489 tarihinde Kayseri'nin Ağırnas köyünde doğdu. 22 yaşında orduya asker yetiştiren Acemi Oğlanlar Ocağı'na alındı. 
 Burada dülgerliği öğrenen Sinan, yapı işlerinde görev aldı.
 Ayrıca bu dönemde çağın önde gelen mimarlarının yanında çalışma fırsatını da elde etti.
 
 Pîrî Reis, Osmanlı Türkü denizci ve kartograf. Asıl adı Muhyiddin Pîrî Beydir. Künyesi Ahmet ibn-i el-Hac Mehmet El Karamani'dir. 
 Amerika'yı gösteren Dünya haritaları ve Kitab-ı Bahriye adlı denizcilik kitabıyla tanınmıştır.


Yazıyı Paylaş



Yorum Yapın


Copyright © 2016 | www.turkiyewebtasarimajansi.com Tüm Hakları Saklıdır.